SON DAKİKA HABERLER

Elif Yılmaz ve Haluk Demir Olayı Nedir?

Yazar: SonDakikaHaberler | 21 Haziran 2026

Odadaki Gizli Kamera Kayıttaydı: “İmzayı Atsın, İmar Dosyası Kapansın!”
Mert’in beni odaya bırakıp kapıyı üzerime kilitlemesinin ardından, gözlerimi açmamak için kendimi zor tutuyordum. Kalbim adeta göğüs kafesimi patlatacak gibi çarpıyordu. Saniyeler sonra kapının kilidi yeniden döndü. İçeriye giren ayak sesleri birden fazlaydı. Volkan’ın o iğrenç, kısık kahkahası odanın içinde yankılandı: “Düştü mü?” Kayınpederim Haluk Demir’in buz gibi sesi yanıt verdi: “Bugün kolay uyanmayacak, ilacı fazla koyduk.”
Aynanın karşısına sakladığım şarj cihazı görünümlü kamera sessizce kayıttayken, duyduklarım başımdan aşağı kaynar sular dökülmesine neden oldu. Olay, sandığım gibi namusuma yönelik bedensel bir saldırı değil, mesleğim ve yetkilerim üzerinden kurulan profesyonel bir kumpastı! Kayınpederim Haluk Demir, belediyedeki nüfuzunu kullanarak Rıza ve Volkan isimli müteahhitlerle yasa dışı milyarlık bir imar yolsuzluğuna girişmişti. Benim çalıştığım denetim firması ise tesadüfen bu projelerin finansal usulsüzlüklerini inceleyen kurumdu. Belgelerin onaylanması için firmanın baş denetçisi olarak benim dijital imvama ve onay kodlarıma ihtiyaçları vardı.
Mert, her ay beni kendi elleriyle babasının tuzağına taşıyan bir piyondu. Çantama sakladığım şirket bilgisayarımı çıkardıklarını ve baygın haldeki parmaklarımı bilgisayarın parmak izi okuyucusuna bastırdıklarını hissettim. Ekrandaki ışık yüzüme vururken Haluk Demir fısıldadı: “Tamamdır, dijital transfer onaylandı. Şirket kayıtlarında bu usulsüzlüğü Elif yapmış gibi görünecek. Yarın bir gün müfettişler gelirse, karının tansiyon problemleri ve ruhsal bunalımları yüzünden hesaplarda hata yaptığını söylersin Mert.”
Nefes Kesen Kaçış ve Büyük Yüzleşme
Onlar odadan çıkıp salondaki alkol masasına geri döndüklerinde, yatağın içinde sessizce gözyaşı döktüm. En çok canımı yakan, 3 yıldır aynı yastığa baş koyduğum kocam Mert’in beni parayla ve babasının gücüyle satmış olmasıydı. Gece yarısına doğru evdeki herkes sızdığında yataktan yavaşça doğruldum. Gizli kamerayı ve ses kayıt cihazımı aldım. Ayakkabılarımı elime alarak banyo penceresinden bahçeye, oradan da gecenin karanlığına doğru koşmaya başladım.
Soluğu hemen en yakın polis merkezinde aldım. Elimdeki 7 saniyelik ses kaydını ve şarj cihazı kamerasındaki o dehşet verici görüntüleri emniyet güçlerine teslim ettim. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla sabaha karşı Demir ailesinin evine şok bir baskın düzenlendi.
Belediyede imar müdürü olan Haluk Demir, müteahhitler Rıza ve Volkan ile birlikte “organize suç örgütü kurmak, evrakta sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından gözaltına alındı. Eşim Mert Demir ise suça yataklık ve iş birliğinden kelepçelenerek emniyete götürüldü. Adliye sarayına sevk edilen şüpheliler, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hayatımı karartmaya çalışan o “aile” çemberi, kendi kazdıkları kuyuya düşerek parmaklıklar ardında son buldu.

Devamını okumak için diğer sayfaya geçebilirsin... 👇