Sinsi Sinsi İlerliyor: İşte Akciğer Kanserinin Ortaya Çıkan 9 Önemli Belirtisi
Hem erkeklerde hem de kadınlarda kansere bağlı en sık ölüm sebebi olan akciğer kanseri, ne yazık ki son derece sinsi bir şekilde ilerleyerek fazlası vakit ilk evrelerde hiçbir sendrom vermemektedir. Birçok şahıs akciğer kanseri bulunduğunu, tamamen tesadüfi bir şekilde diğer bir hastalık sebebiyle akciğer röntgeni çektirdiğinde acı bir şekilde öğrenmektedir.
Uzmanların, bu sinsi süreçte hayati birer uyarı olarak nitelendirdiği ve kesinlikle dikkate alınması gereken 9 altın bulgu şunlardır:
Sürekli soluk darlığı ve hırıltılı solunum
Geçmeyen ve giderek yükselen öksürük, kanlı balgam
İştah kayıbı ve buna bağlı ani kilo kayıbı
Göğüs, sırt, omuz, kürek kemiği, kol ve hatta bacak ağrısı
Ses kısıklığı
Yutma güçlüğü
Göz kapağında ani düşme
Sık sık tekrarlayan ve iyileşmeyen enfeksiyonlar
Parmaklarda çomaklaşma (parmak uçlarının şişip genişlemesi)
Kritik Yaş Faktörü: Akciğer kanserinde yaş mühim bir faktördür. 45 yaş altında enderen meydana çıkabilirken, genelde 50-70 yaşlarında tanı konulmaktadır. Özellikle son yıllarda kadınlarda görülme sıklığının hızla artması dikkat çekmektedir.
Erken Teşhis ve Kişiye Özel “Akıllı” Tedavi Dönemi
Hastalığın sinsi ilerlemesi, erken evrede tanı almasının önemini meydana çıkarmıştır. Uzmanlar, başta sigara kullananlar olmak üzere akciğer kanseri riski altında olanların 50 yaş ve üstünde kesinlikle düzenli akciğer taraması yaptırmasının luzumluluğuna işaret etmektedir. Erken evrede yakalanan kanser, günümüz teknolojisinde tamamiyle ortadan kaldırılabilmektedir.
Günümüzde artık her hastaya aynı tedavi uygulanmıyor; kişiye özel tanı ve tedavi yöntemleri devreye giriyor. Tedaviye başlanmadan evvelce hastaya kesinlikle kalıtsal doku analizi yapılmaktadır. Çıkan analize göre hastaya şu 3 yoldan biri çizilir:
Kemoterapi: Süregelen olarak sarfedilen ve büyük oranda olumlu cevap veren geleneksel yöntem.
Akıllı İlaçlar: Doğrudan kanserli hücreyi hedef alan, sağlıklı dokuya zarar vermeyen modern tedavi.
İmmünoterapi (Kanserle Savaşan Hücreler): Sağlıklı bir insanın bedeni devamlı olarak kanser hücreleri ile zaten harp halindedir fakat kanser meydana çıktığı vakit yetersiz kalır. İşte immünoterapi, bedendaki kanser ile harpan hücrelerin oranını kat kat artırarak vücudun kendi harpma kapasitesini sağlamlaştırır.
Sigarayı Bırakın, Riskinizi %50 Azaltın! Beslenmedeki Gizli Tehlike
Akciğer kanseri vakalarının tam yüzde 85’i doğrudan sigaradan kaynaklanmaktadır. Riski en aza indirmek için sigara, pipo, puro, nargile ve bu ürünlerin tüketildiği pasif içici olunan bölgelerden uzak durulmalıdır. Sigarayı bıraktıktan aşağı yukarıya 10 sene sonra, akciğer kanseri oluşma riski yüzde 50 azalmış olur.
Doğru Beslenme ve A Vitamini Tuzağı:
Yapılan fazlası çalışma, günde en az 5 porsiyon taze meyve ve sebze tüketen şahıslarda akciğer kanseri tehlikesinin çok daha düşük bulunduğunu göstermektedir. Ancak burada çok mühim bir istisna söz konusudur: Aktif olarak sigara içen bireylerin “A vitamini ve beta karoten” açısından varlıklı besinleri takviye olarak tüketmesinin kanser riskini daha da artırdığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Kalıtsal faktörler, asbest, radon gazı, hava kirliliği ve içme sularındaki yüksek arsenik gibi risklerden korunmak ve yaşam şartlarını düzeltmek sağlıklı bir geleceğin ilk anahtarıdır.